Avrupa futbolunun kalbi 1 Mart 2026 Pazar gecesi Stadio Olimpico’da atacak. Ancak Juventus cephesinde hava hiç de güneşli değil. İstanbul’un soğuk ve fırtınalı RAMS Park atmosferinde alınan 5-2’lik Galatasaray mağlubiyeti, Torino ekibinde taşları yerinden oynattı. Şampiyonlar Ligi playoff turunun ilk ayağında yaşanan bu tarihi hezimet, teknik direktör Luciano Spalletti üzerindeki baskıyı zirveye taşımış durumda. Juventus, sadece bir maç kaybetmekle kalmadı, aynı zamanda savunma kimliğini ve mental direncini de İstanbul’un çimlerine gömdü.
Maçın hikayesi aslında Juventus için rüya gibi başlamıştı. Teun Koopmeiners’ın ilk yarıdaki etkili oyunu ve peş peşe bulduğu iki golle soyunma odasına 2-1 önde giden İtalyan devi, ikinci yarıda ne olduğunu anlayamadan kalesinde dört gol birden gördü. Noa Lang’ın durdurulamaz performansı, Davinson Sanchez’in savunmadan gelip attığı kafa golü ve Sacha Boey’in son saniyedeki sert şutu, Juventus savunmasının ne kadar kırılgan olduğunu tüm dünyaya kanıtladı. Üstelik Juan Cabal’ın gördüğü kırmızı kart, takımın zaten bozuk olan moralini tamamen yerle bir etti. Şimdi tüm gözler, bu enkazın altından kalkıp kalkamayacağı merak edilen Spalletti’ye çevrildi.
Juventus’un son dönemdeki en büyük problemi, maçların ikinci yarılarında yaşadığı fiziksel ve konsantrasyon kaybı olarak göze çarpıyor. Sadece Galatasaray maçı değil, bu olaydan kısa süre önce 14 Şubat’ta oynanan Inter derbisi de benzer bir senaryoya sahne olmuştu. San Siro’daki o kritik mücadelede Pierre Kalulu’nun oyun dışı kalmasıyla 10 kişi kalan Juventus, 3-2 mağlup olmaktan kurtulamamıştı. İki maçta yenilen toplam 8 gol ve her iki karşılaşmada da görülen kırmızı kartlar, Spalletti’nin disiplin konusundaki zaafiyetini tartışmaya açıyor.
Savunma hattındaki bu kontrolsüzlük, Serie A’nın en zorlu deplasmanlarından biri olan Roma maçı öncesi büyük bir risk teşkil ediyor. Takım, geriye düştüğünde ya da baskı yediğinde organize kalmakta zorlanıyor. Inter maçında Cambiaso’nun kendi kalesine attığı golle başlayan talihsizlikler zinciri, İstanbul’da savunmadan topla çıkarken yapılan basit hatalarla devam etti. Spalletti’nin modern futbol felsefesi olan geriden oyun kurma inadı, baskı altında hata yapmaya meyilli oyuncu grubuyla birleşince felaket kaçınılmaz hale geliyor.
Luciano Spalletti için Roma deplasmanının anlamı sadece üç puandan çok daha fazlası. 2017 ve 2019 yılları arasında Giallorossi’nin başında görev yapan deneyimli teknik adam, bir zamanlar evim dediği stadyuma bu kez yaralı bir aslanın başında dönüyor. Ancak karşısında ligin en formda takımlarından birini kuran Gian Piero Gasperini var. Gasperini, Roma’yı bu sezon tam anlamıyla bir puan makinesine dönüştürdü. 46 puanla Juventus ile aynı puanda bulunan başkent ekibi, averajla rakibinin üzerinde yer alıyor.
Roma, sezon başından bu yana savunma disipliniyle dikkat çeken bir takım. Eylül ve Ekim aylarında yakaladıkları 10 maçlık yenilmezlik serisi, Gasperini’nin taktiksel dehasının bir ürünüydü. İlk yarıda Torino’da oynanan maçı Juventus 2-1 kazanmış olsa da, Baldanzi’nin son bölümlerdeki baskısı Roma’nın aslında ne kadar dişli bir rakip olduğunu göstermişti. Şimdi kendi taraftarı önünde oynayacak olan Roma, Juventus’un yaşadığı bu büyük sarsıntıyı fırsata çevirip lig sıralamasında rakibine ağır bir darbe vurmayı hedefliyor.
Spalletti’nin önündeki en büyük engel sadece formsuzluk değil, aynı zamanda revire dönen kadro derinliği. Takımın ana gol silahı Dusan Vlahovic, Kasım ayından beri süregelen kasık sakatlığı nedeniyle hala sahalardan uzak. Sırp forvetin yokluğunda gol yükünü sırtlaması beklenen Jonathan David, İstanbul’da beklenen etkiyi yaratamadı. Arkadiusz Milik’in de uzun süreli sakatlığı, forvet hattında opsiyonları iyice daraltıyor.
Savunmada ise durum daha da kritik. Galatasaray maçında darbe alan Gleison Bremer’in durumu belirsizliğini koruyor. Eğer Brezilyalı stoper maça yetişemezse, Spalletti’nin elinde Kalulu ve Kelly dışında güvenebileceği pek fazla isim kalmayacak. Orta sahada ise Koopmeiners’ın İstanbul’daki iki gollü performansı tek teselli kaynağı. Hollandalı oyuncunun, McKennie ve Locatelli ile birlikte orta saha üstünlüğünü Roma’ya kaptırmaması hayati önem taşıyor. Kenarlarda ise Conceicao’nun hızı ve Kenan Yıldız’ın yaratıcılığı, Juventus’un hücumdaki en büyük umudu olacak.
Juventus Muhtemel Başlangıç Kadrosu (3-4-2-1): Di Gregorio; Kelly, Bremer, Kalulu; Cambiaso, Locatelli, Koopmeiners, Conceicao; Kenan Yıldız, McKennie; Jonathan David
Bu dev randevu, analiz meraklıları ve bahis severler için oldukça zengin veri setleri sunuyor. Juventus’un son iki maçta kalesinde gördüğü 8 gol, savunma zaaflarının ne kadar derin olduğunu gösteriyor. Diğer tarafta ise Roma’nın evindeki hücum gücü ve Paulo Dybala’nın eski takımına karşı her zaman gol yollarında etkili olma isteği unutulmamalıdır. İşte maç öncesi öne çıkan bazı detaylar:
Sonuç olarak, İstanbul’daki felaketin izlerini silmek isteyen bir Juventus ile Şampiyonlar Ligi potasındaki yerini sağlamlaştırmak isteyen bir Roma karşı karşıya gelecek. Spalletti için bu maç, sadece bir Serie A mücadelesi değil, aynı zamanda Juventus’taki geleceğini şekillendirecek olan bir hayatta kalma sınavı niteliğinde. Olimpico’nun coşkulu atmosferinde taktiklerin ve sinirlerin savaşına tanıklık edeceğiz.
Mücadeleye Dair Temel Bilgiler:
İtalya futbolunun kalbi, takvimler 8 Mart 2026 Pazar gününü gösterdiğinde Milano'da atacak. Serie A'nın 28.…
Estádio da Luz'da Vinícius Júnior Sahneye Çıktı UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunun ilk ayağında, Avrupa…
Türk futbolunun yetiştirdiği en yetenekli savunma oyuncularından biri olan Ozan Kabak, Avrupa kariyerinde yeni ve…
Avrupa futbolunun zirvesinde, İstanbul'un kalbi olan RAMS Park'ta 17 Şubat 2026 akşamı yazılan destan, Türk…
2026 Milano Cortina Kış Olimpiyatları, spor dünyasının en prestijli etkinliklerinden biri olmasının yanı sıra, küresel…
Alman futbolunun kalbi, 28 Şubat 2026 Cumartesi akşamı Signal Iduna Park'ta atacak. Bundesliga'nın 24. haftasında…